Doğum Sonrası Pelvik Taban Egzersizleri: Ne Zaman ve Nasıl Başlanır?

Doğum Sonrası Pelvik Taban Egzersizleri: Ne Zaman ve Nasıl Başlanır?
Tepki Ver

Pelvik taban egzersizleri, doğumdan sonra idrar ve dışkı kontrolünü destekleyen kasları fark etmeye ve güçlendirmeye yardımcı olabilir. Egzersize başlama zamanı doğum şekline, dikişlere, ağrıya ve genel iyileşme durumuna göre değişir. Rahat hissedilen, ağrısız ve kontrollü hareketlerle başlanması; zorlanma, nefes tutma veya baskı hissi oluştuğunda ara verilmesi gerekir.

Pelvik taban kasları neden önemlidir?

Pelvik taban; mesane, bağırsak ve üreme organlarını destekleyen kas ve bağ dokularından oluşur. Gebelikte artan ağırlık, doğum sırasında kasların gerilmesi ve doğum sonrası hormonal değişimler bu bölgenin çalışma biçimini etkileyebilir. Bazı kişilerde öksürürken idrar kaçırma, acil tuvalet ihtiyacı, gaz kontrolünde zorlanma veya vajinal bölgede ağırlık hissi görülebilir. Konunun bağlantılı bir yönünü Kişisel Bakım ve Egzersiz kategorisindeki ilgili yazılar yazısında bulabilirsiniz.

Bu belirtiler doğumdan sonra sık karşılaşılsa da kişinin bunlarla yaşamak zorunda olduğu anlamına gelmez. NICE’ın kadınlarda idrar kaçırma rehberinde pelvik taban kası çalışmaları, uygun kişilerde değerlendirilebilecek temel yaklaşımlar arasında yer alır. Belirtiler kalıcıysa veya artıyorsa kadın doğum uzmanı ya da pelvik taban fizyoterapisti tarafından değerlendirme yapılmalıdır.

Doğumdan sonra ne zaman başlanabilir?

Komplikasyonsuz bir doğumdan sonra kişi kendini rahat hissettiğinde, çok hafif kas farkındalığı ve gevşetme çalışmaları denenebilir. Sezaryen, geniş yırtık, dikiş ağrısı, enfeksiyon, idrar sondası veya başka bir tıbbi durum varsa başlangıç zamanı için takip eden sağlık uzmanının önerisi beklenmelidir. Önemli ölçüt belirli bir gün sayısı değil, ağrının ve basınç hissinin bulunmamasıdır.

İlk günlerde amaç güçlü kasılmalar yapmak değil, bölgeyi tanımaktır. Amerikan Kadın Doğum ve Jinekologlar Birliği de doğum sonrası egzersize dönüşte kişinin doğum şekli ve tıbbi durumunun dikkate alınmasını önerir. Egzersiz sırasında ağrı, kanamada belirgin artış veya yara bölgesinde rahatsızlık olursa çalışma bırakılmalıdır.

Dönem Uygun yaklaşım Dikkat edilmesi gereken
İlk günler Nefes alma, kası fark etme ve tamamen gevşetme Ağrı, yara hassasiyeti veya basınç varsa zorlamamak
İyileşme ilerledikçe Kısa ve hafif kasılmaları günlük rutine eklemek Nefes tutmamak, karın ve kalçayı gereksiz sıkmamak
Belirtiler sürüyorsa Sağlık uzmanı veya pelvik taban fizyoterapistinden değerlendirme almak Egzersizi kendi kendine artırarak sorunu çözmeye çalışmamak

Pelvik taban egzersizleri nasıl yapılır?

Önce rahat bir pozisyonda oturun veya uzanın. İdrar ve gaz çıkışını aynı anda nazikçe durduruyormuş gibi pelvik taban kaslarını hafifçe içe ve yukarı doğru toparlamayı deneyin. Hareket küçük olmalıdır; kalçaları, bacakları veya karın kaslarını sıkmak hedef değildir.

  1. Nefes alırken kasları gevşetin.
  2. Nefes verirken kasları hafifçe toparlayın.
  3. Kısa bir süre tutabildiğiniz kadar tutun; başlangıçta uzun süre sıkmak gerekmez.
  4. Kasları tamamen gevşeterek kasılma kadar dinlenmeye de zaman ayırın.

Rahatladıkça kısa kasılmaların yanında birkaç saniyelik daha uzun kasılmalar eklenebilir. Tek bir doğru tekrar sayısı yoktur; aşamalı ilerlemek daha güvenlidir. NHS’in pelvik taban egzersizleri açıklamasında düzenli çalışmanın ve kasları gevşetmeyi öğrenmenin önemine dikkat çekilir. İdrar yaparken akışı durdurmak ise egzersiz olarak kullanılmamalıdır; bu yöntem mesanenin normal boşalmasını bozabilir.

Günlük yaşama nasıl eklenir?

Pelvik taban egzersizleri için ayrı ve uzun bir antrenman şart değildir. Diş fırçalarken, bebeği besledikten sonra veya telefon alarmıyla hatırlatıcı oluşturarak kısa çalışmalar yapılabilir. Ancak kasları bütün gün sıkılı tutmak doğru değildir. Her kasılmanın ardından gevşeme yapılmalı, nefes düzeni korunmalı ve hareket ağrıya dönüşmemelidir.

Öksürmeden, hapşırmadan veya bebeği kaldırmadan hemen önce hafif bir kas toparlama bazı kişilerde destekleyici olabilir. Bebeği kaldırırken dizlerden güç almak, yükü vücuda yakın tutmak ve nefes vermek de pelvik bölgedeki baskıyı azaltmaya yardımcı olur. Egzersiz sırasında aşağı doğru itiliyormuş gibi basınç hissediliyorsa teknik yeniden değerlendirilmelidir.

Hangi belirtilerde yardım alınmalı?

Doğum sonrası idrar kaçırma, dışkı veya gaz tutamama, vajinada belirgin ağırlık ya da dışarı doğru çıkma hissi, geçmeyen pelvik ağrı ve cinsel ilişkide ağrı değerlendirme gerektirir. Egzersiz bu belirtileri artırıyorsa daha fazla tekrar yapmak yerine sağlık uzmanına başvurulmalıdır.

Ateş, kötü kokulu akıntı, giderek artan kanama, yara yerinde açılma veya idrar yapamama gibi bulgular varsa gecikmeden tıbbi yardım alın. Dünya Sağlık Örgütü’nün doğum sonrası bakım önerileri, doğumdan sonraki dönemde fiziksel iyileşmenin yanı sıra kişinin ruhsal durumu ve günlük işlevlerinin de izlenmesini vurgular.

Egzersizden beklenti nasıl olmalı?

Pelvik taban kaslarının toparlanması hemen gerçekleşmeyebilir. Düzenli ve doğru uygulamaya rağmen kaçırma veya basınç hissi devam edebilir; bu durum kasların yalnızca zayıf değil, aşırı gergin çalıştığını da gösterebilir. Böyle bir tabloda daha fazla sıkma yerine kişiye özel değerlendirme gerekir.

Doğum sonrası iyileşme kişiden kişiye değişir. Ağrısız hareket, kontrollü nefes, kasılma ve gevşemeyi birlikte öğrenme; hızlı sonuç almaya çalışmaktan daha değerlidir. Bu içerik tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez.

Sezaryen sonrası kişi kendini rahat hissettiğinde çok hafif farkındalık ve gevşeme çalışmaları gündeme gelebilir. Dikiş ağrısı veya başka bir sorun varsa başlangıç zamanı takip eden sağlık uzmanına sorulmalıdır.

Ağrı beklenen bir sonuç değildir. Ağrı, basınç veya belirtilerde artış olursa egzersizi bırakın ve kadın doğum uzmanı ya da pelvik taban fizyoterapistinden değerlendirme alın.

Etki kişiye ve sorunun nedenine göre değişir. Düzenli uygulamaya rağmen kaçırma sürüyorsa yalnızca tekrar sayısını artırmak yerine profesyonel değerlendirme gerekir.

Kalçaları ve karın kaslarını sıkmadan, nefes verirken idrar ve gaz çıkışını nazikçe tutuyormuş gibi küçük bir içe-yukarı hareket deneyin. Kasları ayırt edemiyorsanız fizyoterapist desteği yararlı olabilir.

Yazar Profili
lohusanet Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

51 Yazı

Bir Yorum Yazın